ingilizce chat

Ingilizce Chat – English Chat Room

Ingilizce chat, ingilizce ders, ingilizce sohbet, english chat, ingilizce konu anlatımı, ingilizce gramer, pratik ingilizce öğreniyorum, ingilizce oyunlar konularını sitemizde bulabilirsiniz. İngilizce chat sitemiz, dünyanın değişik yerlerinden yeni arkadaşlıklar edinmenize olanak sağlar More »

Should, shouldn’t (Tavsiye ve Öneri)

Should, shouldn’t (You shouldn’t smoke)
< Should > kelimesi do, go gibi eylem belirten bir fiil ile birlikte kullanılır.
I should do some work tonight. (Bu gece biraz çalışmalıyım.)

 

I should go. Gitmeliyim.
You should go. Gitmelisiniz.
He should go. Gitmeli.
She should go. Gitmeli.
It should go. Gitmeli.
We should go. Gitmeliyiz.
They should go. Gitmeliler.


Olumsuz şekli : < shouldn’t >
You shouldn’t sit in the sun all day. (Bütün gün güneşde oturmamalısınız.)
They shouldn’t spend so much money. (Parayı çok fazla harcamamalılar.)

Have to / Has to Konu Anlatımı

Have to (He has to go)

POSITIVE
I have to go. Gitmeliyim.
You have to go. Gitmelisiniz.
We have to go. Gitmeliyiz.
They have to go. Gitmeliler.
He has to go.. Gitmeli.
She has to go. Gitmeli.
It has to go. Gitmeli.
NEGATIVE
I do not have to go. Gitmemeliyim.
You do not have to go. Gitmemelisiniz.
We do not have to go. Gitmemeliyiz.
They do not have to go. Gitmemeliler.
He does not have to go. Gitmemeli.
She does not have to go. Gitmemeli.
It does not have to go. Gitmemeli.
QUESTIONS
Do I have to go? Gitmeli miyim?
Do you have to go? Gitmeli misiniz?
Do we have to go? Gitmeli miyiz?
Do they have to go? Gitmeliler mi?
Does he have to go? Gitmeli mi?
Does she have to go? Gitmeli mi?
Does it have to go? Gitmeli mi?

Past Perfect Tense (-mişli geçmiz zaman)

Past Perfect (I had eaten)

I had started. Başlamıştım.
You had started. Başlamıştınız.
He had started. Başlamıştı.
She had started. Başlamıştı.
It had started. Başlamıştı.
We had started. Başlamıştık.
They had started. Başlamışlardı.

I had taken it. (Onu almıştım.)
veya
I’d taken it. (Onu almıştım.)
They had not started. (Başlamamışlardı.)
veya
They hadn’t started. (Başlamamışlardı.)

A year ago : (Bir yıl önce: )

Kayak yaparken Örnek Pratik İngilizce Diyaloglar

SKIING / KAYAK

 

SKIING KAYAK
Customer: I’m going on a skiing holiday to Austria next week and want to buy a complete outfit. Müşteri: Gelecek hafta Avusturya’ya kayak tatiline gidiyorum ve komple bir kıyafet satın almak istiyorum.
Employee: I understand, sir. What size trousers and jacket do you wear? Görevli: Anlıyorum, efendim. Ne beden pantalon ve ceket giyersiniz?
Customer: Size 50 trousers and size 52 jacket. Müşteri: Pantalon 50 beden, ceket 52 beden.
Employee: This snow suit would suit you very well. Görevli: Bu kar takımı size çok iyi uyacak.
Customer: Yes, it’s nice, let me try it on. Müşteri: Evet, güzel, prova edeyim.
It’s perfect. I’ll take it. Now, I want a hat, ski gloves, thick socks and a waist bag. Mükemmel. Onu alacağım. Şimdi bir şapka, kayak eldivenleri, kalın çoraplar ve bir bel çantası istiyorum.
Employee: Here, you are, sir. Do you want fibreglass skis or wood skis? Görevli: İşte, efendim. Fiberglas mı, tahta skiler mi istersiniz?
Customer: Fibreglass skis, please. Müşteri: Fiberglas ski, lütfen.
Employee: That’s settled. Now we’ll fit the bindings and then you can choose your ski sticks. Görevli: Bu halloldu. Şimdi otomatikleri takalım ve sonra bastonlarınızı seçebilirsiniz.
Customer: I think that’s all. Müşteri: Galiba hepsi bu kadar.
Employee: Yes, now you’re ready to ski. Görevli: Evet, artık kaymaya hazırsınız.
AT THE SKIING RESORT IN AUSTRIA AVUSTURYA’DA KAYAK MERKEZİNDE
James: How much does a week’s ticket cost for the chair lifts? James: Telesiyejin bir haftalık bileti ne fiyata?
Ticketman: 30, £ sir. Biletçi: 30 paund, efendim.
James: What about the telepherique? James: Teleferik ne kadar?
Ticketman: That’s £ 10, sir. Biletçi: 10 paund, efendim.
James: l’ll have a week’s ticket of each. My wife doesn’t ski and would like to take lessons. James: Her birinden birer haftalık bilet alacağım. Karım kaymayı bilmez. Kayak dersleri almak istiyor.
Ticketman: We have a very good ski school here. There are many good beginner’s slopes. Biletçi: Burada çok iyi bir kayak okulumuz var. Yeni başlayanlar için çok iyi pistler var.
Dictionary
  • dictionary
  • sözlük
  • English Turkish Dictionary

Double click on any word on the page or type a word:

Powered by ingilizceci.org
sohbet