ingilizce chat

Ingilizce Chat – English Chat Room

Ingilizce chat, ingilizce ders, ingilizce sohbet, english chat, ingilizce konu anlatımı, ingilizce gramer, pratik ingilizce öğreniyorum, ingilizce oyunlar konularını sitemizde bulabilirsiniz. İngilizce chat sitemiz, dünyanın değişik yerlerinden yeni arkadaşlıklar edinmenize olanak sağlar More »

Need, needn’t, needn’t have (Gereklilik Yapıları)

Necessity : need, needn’t, needn’t have
 

  • İhtiyaç duyduğumuz şeylerden bahsederken < need > kelimesini kullanırız.
    need kelimesinden sonra to + INFINITIVE (eylem fiil) kullanılır.

    to INFINITIVE
    I need to go to the dentist’s. (Diş doktoruna gitmeliyim.)

     


    he/she/it kelimelerinden sonra needs kullanılır.

Reported Speech (say / said or tell / told)

Reported speech; say / said or tell / told
Bir şeyle ilgili rapor verdiğimiz zaman, başkasının söylediğini belirtmek için genellikle fiilin zamanını değiştiririz.
“I live in a small flat” she said. (“Küçük bir dairede yaşarım.” dedi.)

 

ACTUAL WORDS REPORTED SPEECH
Present Simple Past Simple
“I live in a small flat,” she said.
(“Küçük bir dairede yaşarım.” dedi.)
She said she lived in a small flat.
(Onun küçük bir dairede yaşadığını söyledi.)
Present Continuous Past Continuous
“I’m leaving on Tuesday,” I said.
(“Salı günü ayrılıyorum.” dedim.)
I said that I was leaving on Tuesday.
(Salı günü ayrıldığımı söyledim.)
Past Simple Past Continuous
“I learnt a lot,” he said.
(“Çok fazla öğrendim.” dedi.)
He said he had learnt a lot.
(Onun çok fazla öğrendiğini söyledi.)
Present Perfect Past Perfect
“Mr Jackson has left,” she said.
(“Jackson bey ayrıldı.” dedi.)
She said that Mr Jackson had left.
(Jackson beyin ayrıldığını söyledi.)
will would
“I’ll help you,” she said.
(“Size yardım edeceğim.” dedi. )
She said she would help me.
(Bana yardım ettiğini söyledi.)
am/is/are going to was/were going to
“We’re going to be late,” I said.
(“Geç gideceğiz.” dedim.)
I said that we were going to be late.
(Geç gideceğimizi söyledim.)
can could
“I can’t find my money,” he said.
(“Paramı bulamam.” dedi.)
He said he couldn’t find his money.
(Parasını bulamadığını söyledi.)


Başkasından konuşma aktarırken < that > kelimesini kullanmak gerekli değildir.
She said (that) she knew the answer. (Onun cevabı bildiğini söyledi.)

To + Infinitive Konu Anlatımı

To + infinitive (I want to go) or infinitive (I can go)
I want to buy some stamps. (Biraz pul satın almak isterim.)
Aşağıdaki fiilerden sonra < to + infinitive > kalıbı kullanılabilir.
want + to + infinitive
agree + to + infinitive
forget + to + infinitive
hope + to + infinitive
arrange + to + infinitive
decide + to + infinitive
promise + to + infinitive
offer + to + infinitive
plan + to + infinitive
try + to + infinitive

She agreed to lend him some money.
(Ona biraz borç para vermeye razı oldu.)
He forgot to book the tickets. (Biletleri ayırtmayı unuttu.)
I’m hoping to get a new bike soon.
(Yakında yeni bir bisiklet almayı umuyorum.)
I’ve arranged to play tennis tonight. (Bu gece tenis oynamayı planladım.)
They’ve decided to start a new company.
(Yeni bir şirket kurmaya karar verdiler.)
You promised to help me. (Bana yardım etmeye söz verdiniz.)
She offered to do the washing-up. (Çamaşır yıkamayı teklif etti.)
We’re plannig to go away this weekend.
(Bu hafta sonu uzaklaşmayı planlıyoruz. )
He’s trying to learn French. (Fransızca öğrenmeye çalışıyor.)

Subject and Object pronouns (Özne ve Nesne zamirleri)

I and me (subject and object pronouns) (Özne ve nesne zamirleri)
 

SUBJECT VERB OBJECT
Mary saw Peter and Paul. (Mary Peter ve Paul’u gördü.)
She saw them. (Onları gördü.)

Birinci cümledeki özne kelime Mary yerine ikinci cümlede < she > özne zamiri kullanılmıştır.
Birinci cümledeki Peter ve Paul kelimeleri yerine ikinci cümlede < them > nesne zamiri kullanılmıştır.

Dictionary
  • dictionary
  • sözlük
  • English Turkish Dictionary

Double click on any word on the page or type a word:

Powered by ingilizceci.org
sohbet